Bizimle iletişime geçin

KORKUTELİ'Lİ CERRAHTAN ORGAN NAKLİ.

Bu hayata insan bedeninin ne denli geçici olduğunu bilenler için bir fırsattır,müjdedir,sevinçtir organ bağışı...

27.07.2018 / 1011 Görüntüleme

KORKUTELİ'Lİ CERRAHTAN ORGAN NAKLİ. 

Bu hayatta insan bedeninin ne denli geçici olduğunu bilenler için bir fırsattır, müjdedir, sevinçtir organ bağışı...  
 

Yücel Bey öncelikle bize kendinizden bahsedebilir misiniz? 

   Tabiki benim çocukluğum Korkuteli’nin o eski yeşil halinde geçti. İlkokul 3. sınıfa kadar Korkuteli’nin Çay kenarı mahallesinde, ilkokul 4-5 ve ortaokulu ise Korkuteli merkezde okudum. Antalya Lisesi'nden 1996 yılında mezun oldum1997 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başladım. Uzmanlık için Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi bölümüne 2004 yılında başladım2010 yılında genel cerrahi uzmanı oldum. 2012 Aralık ayından beri, Antalya Medicalpark Hastanesi Organ Nakli Bölümünde çalışmaya devam ediyorum.  Hayatım boyunca Antalya dışına askerlik ve mecburi hizmet dışında çıkmadım. Evliyim 5 ve 8 yaşında bir kız bir oğlan 2 çocuğum var. 

Bu mesleği nasıl seçtiniz, biraz başlangıç yıllarından bahseder misiniz? 

   Bizim gençlik yıllarımızda meslek seçimi çoğu zaman ÖSYM’nin inisiyatifinde olurdu. Ne çıkarsa bahtına yani. O zamanlar sınava girerken tercihlerinizi yapar ve beklerdiniz. Aslında ben doktorluk istemiyordum. Neden derseniz; lisede biyoloji çok zorlardı beni, kuru kuru ezberlemek sıkıcı gelirdi. Ama annemin zoruyla 18 tercihli sistemde 11. tercihim (tek tıp fakültesi tercihimdi) geldi. Üniversite sınavında iken annem "Akdeniz Tıp kadar yapsın, daha fazla yapmasın" diye dua etmiş. Anne duası işte kabul oldu. Her deneme sınavında çok yüksek puan alıyordum. Gerçek sınavda az soru yaptım, istemeden oldu. 6 yılda üniversiteyi bitirdim. Sonra yine ne çıkarsa bahtıma diyerek uzmanlık sınavına girdim. İlla genel cerrah olmak gibi bir seçimim yoktu ama şöyle geriye yaslanıp bakınca diyorum ki; "İ Kİ GENEL CERRAH OLMUŞUM". Tekrar dünyaya gelsem yine doktor olur muyum bilmiyoruama olursam da yine Genel Cerrah olurum. Pratisyen hekimlik yapmadım, mesleğimin ilk yılları asistanlıkta geçti. Benim için bayağı yıpratıcı ve zorlayıcı oldu. Şu da bir gerçek ki, asistanken ne kadar zorlanırsak dışarıda o kadar rahat oluyorduk ve gerçekten de asistanken öğrendiklerim sayesinde cerrahi mesleğimi tek başıma yaptım.  

Peki, neden Organ Nakli? 

  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi organ naklinde her zaman bir marka olmuştur. Bugün ülkemizde organ nakli yapan birçok merkezin kurulmasına vesile olmuştur. Organ nakli merkezinde birçok cerrah organ naklini öğrenmiş ve şu anda yapmaktadır. Ben de asistanlığımın son 1.5 yılını bu merkezde geçirdim, ne kadar organ nakli ameliyatına girdim, sayısını bilmiyorum. Aslında organ naklinde de çalışmak istemiyordum ama ikinci annemin (kayınvalidem) önerisi ile organ naklini seçtim. Bana dedi ki "Bak piyasada birçok cerrah var hepsi aynı işi yapıyor ama organ nakli yapan çok az .Türkiye’nin pek çok yerinden insan üniversiteye organ naklini öğrenmeye geliyor, sen de bu işi öğren". Yani iki annenin dilekleri ve önerileri hayatıma yön verdi ve iyi ki onları dinlemişim. Pişman değilim.  

İlk organ nakli ameliyatını hatırlıyor musunuz? 

  İlk organ nakli ameliyatımı hatırlıyorum ama ben yapmamıştım tabii ki. Asistanlığımın 3. günüydü, kıdemli asistan geldi "Yarın böbrek nakli ameliyatına gireceksindedi. Birden kalbim pır pır attı. Çok heyecanlandım "Vay bee ben böbrek nakline gireceğim ha" dedim. Çok mutlu olmuştum. O gün 3 böbrek nakline girdimGün sonunda o kadaçok yoruldum. Tam 8 saat ayakta kalmıştım. Asistanlığımın son yıllarında yaptığım ilk böbrek nakli ameliyatını da unutamam tabi ki. Hocalarımızın eşliğinde böbrek takmıştım ve yeni takılan böbrek o an idrar çıkarmıştı çok muhteşem bir andı. 

Organ bağışı yapmak isteyen insanların bazılarında yaşanabilecek endişelerden bahsedelim; organlarını bağışlamış insanlarda hastaneye hasta olarak gidersek bize müdahale etmezler gibi endişeler var bu konuda görüşleriniz nedir? 

   Uzun sürede gelişen karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetmezliğinin kesin tedavisi eksik olan organın yenisi ile değiştirilmesidir. Bu yeni organların kaynağı ise yine insandır. Organ naklinde 2 tür verici vardır. "Canlı Verici" ve "Kadavra Verici"Kadavra vericisi; herhangi bir nedenle (beyin kanaması, trafik kazasına bağlı kafa travması...)  Beyin ölümü geçiren hastalar (kalp, akciğer çalışmakta fakat artık beyin kanlanması yok ve bu hastalar  tüm müdahalelere rağmen yaklaşık 36-48 sonra hayatını kaybedecektir) yaşarken organlarını bağışlasalar bile eşi, çocukları, anne babalarının izni olmadan, organ nakline izin vermezlerse organlarını almıyoruz. Beyin ölümü tanısını, bazı ileri testler sonucu beyin cerrahisi, anestezi doktoru ve kardiyoloji doktoru tarafından veriliyor. Organ nakli cerrahının beyin ölümü teşhisi koyma yetkisi yok. Ülkemizde kronik böbrek yetmezliğinden dolayı yaklaşık 60 000 bin diyaliz hastası var. Diyalize başlayan her 100 hastadan 70’ilk 5 yılda böbrek yetmezliğine bağlı nedenlerden dolayı kaybediliyor ve ülkemizde kadavra bağışı maalesef yetersiz. Oysaki organlarını bağışlayan kişi en az 3 bazen 5-6 kişide yeniden hayat buluyor. Diğer organ kaynağı ise canlı vericili organ nakli. Merkezimizde karaciğer ve böbrek nakli canlı ve kadavra vericiden başarıyla yapılıyor. Ülkemizde kadavra bağışı maalesef çok az. Biraz merkezimizden bahsedeyim. Antalya Medicalpark Organ Nakli 10 yıldan beri hizmet vermekte ve 10 yılda 4500’den fazla böbrek 350’den fazla karaciğer nakli yapıldı. Bende bu böbrek nakillerinden 2500’ünden fazlasına girdim. Merkezimizde yıllık ortalama 450 böbrek nakli yapılıyor ve bu sayı birçok Avrupa ülkesinde toplam yapılan böbrek naklinden daha fazla. Merkezimiz yılda yapılan böbrek nakli sayısı ile Avrupa'da 1. dünyada 2. sırada ve böyle bir merkezde çalışmak gurur verici.  

Ülkemizde aile bağları Avrupa’ ya göre çok daha kuvvetli olduğu için bizim ülkemizde canlı vericili organ nakli daha gelişmiş bir durumda. Aileden bir kişinin organ nakli ihtiyacı olduğu zaman eşler, kardeşler birbirleri için, anne babalar çocuklarına, çocuklar anne babalarına hiç tereddüt etmeden organlarını vermek için ameliyat olmaya karar veriyorlar. Tıbbın ilk kuralı, zarar vermemektir. Yani sağlıklı insana, organa zarar verilmemelidir. Canlı vericili organ nakli tıbbın ilk kuralına tamamen ters bir durumdur aslında. Tamamen normal sağlıklı bir insanın sağlıklı bir organını ya da yarısını                    (karaciğer naklinde) alıyoruz ve bundan dolayı hem organını bağışlayan hem de nakil olan kişinin ameliyatları son derece önemlidir. Normalde sağlam bir kişi ameliyat olmaz ve ameliyat olan kişinin hangi organı hasta ise organ alınır. 

Gerçekleştirmek istediğiniz bir  projeniz var mı? 

 Tıp fakültesindeyken bir hastalığa çare bulacağım diye kendime hedef koymuştum, şimdilik bir ilerleme yok ama belki ilerde. Neden olmasın?  

(Galatasaraylı olsaydım, Kadıköy’de galibiyet derdim)   

Son olarak okuyucularımıza ve organ nakli ile ilgili söylemek istedikleriniz var ? 

İlçemize ait bir derginin olması çok sevindirici umarım kıymetini biliriz. Organ nakli için lütfen bu konuda duyarlı olun. 
Bu hayatta insan bedeninin ne denli geçici olduğunu bilenler için bir fırsattır, müjdedir, sevinçtir organ bağışı...  
Önemli olan yürek, düşünceler ve ruhun sonsuzluğudur. 

İÇERİĞİN DİĞER FOTOGRAFLARI